Yaşasın kötülük İzzet Yıldızhan, Burcu Esmersoy ve Okan Bayülgen

Şiddet nedir çekirge? İzzet Yıldızhan’ın eğitim için evladını tokatlaması mı, Burcu Esmersoy’un “At gibi kadınları severim” demesi mi, Okan Bayülgen’in konuklarını kast ederek “Bu kadınlar beni azdırıyor” demesi mi?

 

Şiddetin kelime anlamı nedir diye TDK’ya bir göz atınca, “Bir hareketin, bir gücün derecesi, karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma, kaba güç, duygu ve davranışta aşırılık” cevaplarıyla karşılaşıyorsunuz. Spotta bahsi geçen ünlü Türk düşünürlerine bir göz atalım; önce İzzet Yıldızhan. Kendisine karşı o kadar öfke doluyum ki, eğitmek için tokatlayabilirim kendisini! Bu cümleyi kurmama sebep, türkücü Yıldızhan’ın geçtiğimiz hafta bir gazeteye verdiği röportajda ettiği kelamdır. Birkaç ayrı kadından birkaç çocuğu olan ve ikiz bebeklerinin doğumuna hazırlanan Yıldızhan, eğitim için evladını tokatlamanın normal olduğunu ve karısıyla tartışırken tokat atabileceğini söylüyor, röportajda.

Nasıl bir ülke olduk biz anlamak mümkün değil, naif ve kibar erkekler, eşlerine şiir yazan beyefendiler, onca aşk öyküsüne kahramanlık edenler nerede? Yıldızhanvari bir eğitimden geçtikleri için mi erkekler, en güzel vasıflarını, meziyetlerini bir kenara bıraktılar acaba?

Tokat atmayı şiddet olarak görmeyen, hatta en kötüsü sevgi ibaresi olarak gören zihniyet tedavi edilebilir mi bilemem. Keşke gazetelerde, yöneticilerde böyle bir refleks olsa, “Böyle konuşan birinin haberini yapmayacağız” deseler. Sadece İzzet Yıldızhan için değil, bu refleksi her türlü ‘kirlilik’ için kullansalar.

Şiddet ve kabalık benim için aynı anlama gelir; kaba bir davranış karşısında şiddet görmüş gibi hissediyorum. İzzet Yıldızhan’in açıklamaları kadar, o açıklamaları okumamıza sebep olanların da bir nevi şiddet uyguladığını düşünüyorum. İzzet Yıldızhan, haftaiçi Gülben Ergen’in programına katılmış, ne kadar güzel. Açalım kollarımızı kucaklayalım kendisini; bir çocuk da bizden yapsın dileyelim… Ah Gülben ah…

Hiçbir vasfı olmayan, sadece ahlaksızlık sınırını zorladıkları için haber olan kadınları acaba evlerine akşam yemeğine, aileleriyle birlikte sohbet etmeye davet eder mi o yöneticiler. Neden olmasın; yaptıkları haberlerle, konu ettikleri kişilerle evlerimize giriyorlar ya!

Burcu Esmersoy’a gelelim. Bir yayında beğendiği kadınları tarif ederken, “At gibi kadın beğenirim” demiş. Stüdyodakiler de çok gülmüş! Ne kadar zarif, ne kadar kendine yakışan, ne kadar dolu dolu bir açıklama. Gurur duydum doğrusu, bana sorarsanız, yarışma programları, spor programları yetmez. Ana haber sunmalı, albüm yapmalı, öğretim görevlisi olmalı, bir dizide başrol oynamalı… “Sesi çirkin, albüm yapmasın mı” dediniz, duymamış olayım! Burcu Esmersoy, Hülya Avşar’ın taktiğiyle “en güzel kadın” koltuğuna oturmuş ve oturmaya devam edecektir.

Okan Bayülgen… Feylozof Okan Bey, şiddeti konuşurken programında, reklama gitmek üzereyken fazla celallenip sesini yükseltince, yine tüm zarafetiyle “Bu kadınlar azdırıyor beni” demiş. “Bu kadınlar” dediği, yayındaki konukları…

Şiddet, kabalık, cahillik ve kötülük sen ne etkili sen ne karşı konulmaz ve çekici bir mahluksun…

Sana karşı koydukça tokatlamak istediklerimin sayısı artıyor; yaşasın e-dep-siz-lik… Azıcık kenara çekilin, ben geliyorum…

 

 

 

Güzel olmak çok kolay, follow me!

 

Sadece güzel değil, genç, sağlıklı ve tertemiz görünmek gerçekten de çok kolaylaştı. Birkaç adımda kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak adımlara bakalım, seçin, beğenin, uygulayın…

*Gülüş çok önemli, dişler tertemiz olmalı. Dişlerini beğenmediği için gülümsemekten bile korkan kadınlar olduğunu söylüyor Bioritm’in kurucu ortağı diş doktoru Ayşegül Demirağ. Sadece makyaj yapmak ve cilde bakıyor olmak yetmiyor. Sağlıklı görünmenin, güzelliğin ilk adımı güzel dişler ve kocaman bir gülümseme. Kişiye özel diş tasarımları yapan diş hekimleri, diş etine ve dişlere yapılan küçük müdahalelerle, inanılmaz sonuçlar elde edebiliyorlar.

*Hemen dolgu veya botoksa başvurmayın. Önce cildi ele almak lazım. Gıdı sarkmalarına, kırışıklıklara en iyi gelen işlemlerden biri E-Matrix uygulaması. Özellikle gıdısından şikayetçi olanlar mutlaka denemeli. Zira gıdı insanı olduğundan daha şişman gösteriyor.

*Profesyonel cilt bakımını asla ihmal etmeyin. Yorgun cilt, yaşlı görünmeye sebep oluyor malum. C vitaminin sadece yemek değil, cilde de uygulatmak lazım. Natura Bisse Citrus A Peel bakımını şiddetle öneriyor uzmanlar. Özellikle sigara içenler ve cilt rengi bozulanlar, size sesleniyorum.

*Gözler kalbin aynası, biliyoruz. Ancak gözaltı torbaları ve gevşeyen kaslar, kalbi olduğu gibi yansıtmıyor! Ameliyat masasına koşmadan önce iyice araştırın zira çok başarılı yöntemler var. Caci Ultimate’i tavsiye ederim. Koyu halkalara da birebir diyorlar.

 

 

 

Haftalık

 

*NTV Spor’da maç anlatan Murat Kosova, bir yayında Svanovic’e “Saksı” demişti! Acaba Kosova, Planinic’in son saniye 3’lüğü ile oyunu kazandırdığı maçta ne düşündü? Zira Planinic saksı gibi attı topu! Anadolu Efes’in Emperio Armani’yi 61-60 yendiği maçtan bahsediyorum. Maç anlatanlar ve yorumlayanlar çok acımasız olabiliyorlar. Bir sahada ter dökmedikleri için olabilir mi?

*Ayşen Guruda bir yayında, “Telif hakları ödenseydi helikopterim olurdu” demiş. Bette Midler ayarında bir oyuncudur Guruda, ABD’de doğsa bırakın helikopteri, araç filosu olurdu. Değerlerin değersizleştirildiği bir sistemde yaşıyoruz ne yazık!

*Güzel Ankaramın logoso yine tartışma konusu! Bir an önce Hitit Güneşi’ne kavuşmayı bekliyorum her eski Ankaralı gibi. Bu arada Ankara’nın dört girişine dört kapı yapıldığını okudum. Samsun, Konya, Esenboğa ve Eskişehir yollarından gelenler, Ankara’ya girerken önlerini ilikleyecekler; zira çok görkemli yapılar. Dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Başkent, şaşaayı da gösterişi de hak ediyor.