Kürk giymek istiyorum, giyiyorum

DSCN1113
Kime ne? Giymek istiyorsam, giyiyorsam kime ne? Aman hemen heyecanlanmayın, devam ediyorum anlatmaya. Bu tavrım aslında tüm sahtekarlara. Çok kızgınım, iki yüzlülüğe, yalana, dolana ve riyakar tavırlara. Bazı köşe yazarları, televizyon yorumcuları ve magazincilere en fazla…
Daha net anlatayım, o bahsettiğim birinin her konuda ahlak bekçiliği yapmasından, parmaklarını bilir bilmez sallamasından, kendi hiçbir ahlaki değere sahip olmamasına rağmen durmaksızın ahkam kesmesinden artık hiç hoşlanmıyorum. Birinin hatasını, ayağının tökezlemesini, kendi bildiklerinden farklı davranmasını algılayamıyor, belki algılıyor ama zerre umursamıyor, oturduğu yerden saldırıyor. Medyanın kavram açılımında linç ya da linç kültürü tanımlamasına yer yoktur…

İLLA AHKAM KESİLECEK
Oysa o birileri sadece saldırmayı, düşene tekme atmayı, hainliği biliyor. Sen bir gazetede çalışıyor ve yazıyorsan hasbel kader bir köşe edinmişsen tüm cahilliğinle, bir bak bakalım önce senin kurumun kürk firmalarının ilanlarını yayınlıyor mu?
Bir bak bakalım patronunun karısı ne giyiyor, hangi hayvanın derisinden yapılan çantaya 75 bin euro veriyor? Bir anda sütten çıkmış ak kaşıklar gibi höykürüyor, kürk giyeni tukaka ilan ediyor. Sana ne benim kürk giymemden! Sen hangi değerlere sahip çıktın, beleş gezilerde edindiğin değersiz bilgileri üçbeş okuyucunla paylaşmanın dışında..
Sen kötü kalplisin onu ne yapacağız? Dedikoducusun, yüzüne güldüğün kişilerin arkasından konuşuyorsun. Kimseye bir iyiliğin, hayrın dokunmuyor ama iş mesela kürk giyen bir ünlüye gelince başlıyorsun edepsizliğe, akıl vermelere, çemkirmelere. O kürk giyen kadın belki sadist, zevk alıyor, sana ne?
Ya tabii en başa dönüyorum, elbette hayvanlar dünyanın en acımasız yaratığının zevki için öldürülmesin.
TOPLUMSAL BİLİNÇ DESEM?

Satılması engellenebilir, hayvanların sadece süs amaçlı katledilmesi durdurulabilir, keşke olsa.
Ekranda, yazılı basında keşke bu tavra karşı duran sapasağlam bir duvar olsa. Keşke hiç kimse satın almasa. Peki bununla alakalı bir şeyler yapılıyor mu? Hayır. Herkes çatır çatır kaz tüyü yelek, ceket giyiyor mu? Giyiyor…
Parası yeten gidip 3 bin euro veriyor, parası az olan pazardan 25 liraya alıyor. Mesela o herkesin üstündeki havalı montların içinde saman mı var kaz tüyü mü?
Bir anlayışı, yanlışı, ihmali, art niyetli tavrı değiştirmenin yolu birlikte hareket etmekten, ortak karardan, alınan kararlara uymaktan ve her koşulda ahlaklı olmaktan geçiyor. Sen gidip kanserli ve ölüm döşeğindeki kadının kocasıyla evleniyorsan, sen gidip eski sevgililerin hatırına hiçbir donanımın olmadan sadece bacak sergileyerek para kazanıyorsan, sen varlığını o köyü kalbine borçluysan, bir zahmet susacaksın. Ben de kürkümü giyip salınacağım… Sana ne?

Toplumsal bilinç diyeceğim, yeniden ahlak diyeceğim, öylece bakacaksın…