Fenerbahçe Beşiktaş tiyatrosu

IMG_3502

 

Beşiktaş çarşıda izledim maçı bir Fenerbahçeli olarak. Geceden notları paylaşmak istiyorum…

*Maç kritiği yapacak değilim ama inanın sıradan bir erkekten çok daha fazla futbol bilgisine ve sevgisine sahibim. Oynandı bitti neticede, şu kadarını söyleyeceğim; hakemlerin Fenerbahçe’ye yaptığı kötülüğü kimse yapmamıştır.

*Takımım kazanıyor, ben utanıyorum; bunun mantıklı bir açıklaması var mı? Yok!

* Futbolcuların bu kadar sahtekar olması nasıl açıklanabilir? Hakem aldatmaya yönelik onlarca pozisyon vardı, dolayısıyla hakemi kötü maç yönetmeye bir şekilde futbolcular itti.

*Sahtekardan kastım şu; yanına rakip oyuncu gelir gelmez kendini yere atıp kıvranmak, son nefesini veriyor gibi şekilden şekle girmek, taraftarı ve hakemi provoke etmek!

* En ufak bir temasta yere düşüp kıvranan oyuncu bence bale yapmalı. Futbol kuvvet ve ‘erkek’ işi, ne işleri var sahada o halde?

MAÇIN GALİBİ SARI KIRMIZI RENKLER

* Kartlar kartlar kartlar… Olması gereken yerde kart yok, yalan yanlış pozisyonlarda sarılar kırmızılar… Maçın galibi sarı kırmızı renkler oldu bir bakıma.

*Çarşıda maç izlemek şu demek, hayatınızda duymayacağınız kadar küfür duymak, hakaret işitmek, sinkaf dağarcığınızı genişletmek.

* Yanında karısı, kız arkadaşı olan pek çok erkek vardı, kadınların utancı ortaktı. Hemen yanı başımda kocasıyla maçı izleyen kadın, bir ara ne yapacağını şaşırdı ve kocasının küfürlerinden o kadar utandı ki, durmadan adamın ağzına üzüm tıkmaya başladı.

* Hayatlarında bir futbol sahasında kaleden kaleye yürümemiş kocaman adamlar, kocaman göbekleriyle ve ellerinde biralarıyla kendi futbolcularına taktik veriyordu. Ben binlerce kifayetsiz teknik direktörü ilk kez bir arada gördüm.

* Gönül isterdi ki Fenerbahçe bileğinin hakkıyla yensin, ki yenerdi de. İlk yarıya şahane başlayan, koşan çalışan, terleyen takım Fenerbahçe’ydi.

HER ŞEY BİR OYUN MU ACABA?

* Tragedya, komedya, entrika, drama birlikteydi. Maçtan ziyade berbat bir tiyatroydu yaşanan. Yazık oldu, yenmesine rağmen Fenerbahçe’ye.

* Söylenen o ki, şampiyonluk yarışından kopan bir Fenerbahçe gazete satışından, maçları şifreli yayınlayan kurumun abonelik satışlarına, forma satışlarından stat çevresinde esnafın kazancına kadar her şeyi etkileyecek. Peki, bunu önlemenin yolu hile, hurda mı?

* Dünya standartlarında takım olmak için, hatta o standartlarda seyirci, futbolcu ve sporsever olmak için daha çok uzun bir yolumuz var. O yol aşılıncaya kadar ne Türk futbolundan bahsetmek mümkün ne de kadınların kocalarından, erkeklerinden utanmayacakları günlerin geleceğinden bahsetmek…