Aynı cümle içinde son kez; Hacı ve Özge

 

 

Daha çok aşk filmi çekilmeli. Aşk romanı yazılmalı. Anneler evlatlarına gerçek aşktan, aşıklardan bahsetmeli zengin kocaya varan alt komşunun kızından değil… Konuya geçiyorum: Diyelim ki, kötü, fena, kaka bir şey yaptınız. İnsanız da (bu cümleyi Karadenizliler gibi okuyunuz)! Yaparsınız, yaparız, kimse mükemmel değil ki. Peki, fena bir şey yapılırsa, ikinci adım ne olur? Ya üstünü örtersin gizlersin, ya da doğrudan itiraf eder özür dilersin. Başka seçenek gelmiyor aklıma.

ÖZGE YAZMAZ O SATIRLARI

Özge Ulusoy’u yakından tanıyorum, seviyorum; Hacı Sabancı’yı yakın tanımıyorum ama seviyorum, başarılı buluyorum. Mevzu malumunuz. Hacı, Özge’nin mesajlarına bakmış, annesiyle alakalı hoş olmayan cümleler görmüş ve uzun süren aşkları bitmiş, ayrılmışlar. Her şey olabilir, her şey insana dair, hepimizin zaafları, eksikleri, kötü yanları var. Ve fakat, gel gör ki, diyelim şeytana uydun; biri hakkında konuştun, kötü şeyler düşündün, yaptın. Üstünü örtmez misin, yok etmez misin? İşte bu noktada, Özge Ulusoy’un bu tarz bir hata yapacağına inanmıyorum. Şimdi özellikle kadınlar ellerini, eğer kaldıysa vicdanlarına koysunlar, yazının devamını öyle okusunlar. Hangimiz kayınvalidemiz veya herhangi bir kadınla alakalı konuşurken, özellikle de kızgınken, “karı” demedik. Bakın, kendimi de dahil ederek söylüyorum, çok tatlı dilli ve mülayim insanımdır, tanıyan bilir. Benim bile ağzımdan kaçabiliyor, kendimi tutamayıp sonradan utanacağım şeyler söyleyip yazabiliyorum, özellikle de birilerinin gazına gelince.

HACI ARKADAN KONUŞMAZ

Sevgilisine bilhassa yakalanmak için bazı mesajları silmediğini söyleyen arkadaşlarım var, kıskançlık yaratmak, ilgi çekmek için… Özge, ne böyle bir mesajı yazacak kızdır, ne de böyle bir mesaj yazsa bile silmeyecek kadar şaşkındır.   Şimdi deyin bana, yazıp silmek iyi midir? Değildir, yapmamak lazım. İnkar mı edeceksin peki yakalandığında? Hayır, oturup tek tek izah edeceksin. İnsanın içinde bir şey kalmamalı, sevgi ve aşk öyle gerçek olmalı ki, bağıra bağıra kavga edebilmeli insan. Seven kadın kavga eder, sesini yükseltir, hesap sorar; bir kadın sustuysa eğer, derdini mesajlarda ve cevabı başkalarında arıyorsa zaten çoktan gitmiş demektir. Ve bazen yakalanmak ister, bile bile, eli gitmez, basireti bağlanır pisliğini temizlemez. Orada işte bilinçaltının devreye girdiğini ve yük istemediğini düşünürüm.

AŞK BİTMEZ, BİTEMEZ

Sadece Özge ve Hacı özelinde yazmıyorum bunları farkındasınızdır; aşkı adam gibi yaşamak lazım. Aşk içinde ne madde barındırır, ne imkan sorgulatır; aşk maşukun derdidir, aşığın hikayesi kendi özüdür. İsterse dünya karşı dursun, o kalp çarpar, isterse ayrılık çalsın kapıyı, aşık sevdasından gitmez… Demem o ki, aşk olsa bitmezdi, kimse çekip gitmezdi…