Sizi sevmesem mi Atam?

 

Sevgili Atam; baktım ki herkes size sosyal medya üzerinden ‘yürüyor’ ben de kayıtsız kalamadım. ‘Yürüyor’ demek, yeni Türkçe’de ‘üzerine gitmek’ demek; birileri ‘karşı cinse asılmak’ olarak da kullanıyordu geçenlerde çok emin değilim. Mevzu da bu değil Atam… Sevgili Atam, ben de size köşemden seslenmeyi uygun buldum, öyle duygularımı 140 karaktere falan sığdıracak bir ruh halinde değilim. Vakit olsa, daha doğrusu halim olsa 140 ciltlik dehşetengiz bir eser çıkacak bu zarif bünyeden.

Atam, sizin özdene bezene yaratmaya, canlandırmaya çalıştığınız güzelim dilimiz acınacak halde. Dün 29 Ekim diye size methiyeler düzenlerin neredeyse tamamı, kendi dilini yazmaktan acizdi, konuşma dili zaten yerlerde sürünüyor. Canım Atam, mesela bizim meslekte, yani medyada ilkokul dil bilgisi kurallarını bilmeyen okumuş cahiller çalışıyor. Şu an aklıma geldi, sizinle tanışsam ve “gazeteciyim” desem, ne çok gurur duyardınız benimle. Ama şimdi kimse iyiyle, ahlaklıyla, doğruyu yazanla ilgilenmiyor, devir çamur ve iftira atanın devri. Benim meslek utanç vesilesi oldu, keşke babamı dinleyip yıllar önce memuriyet sınavlarına girseydim.

Eh malum, masa başında dirsek çürütüp, fıstık gibi emekli oluyor birçok vasıfsız insan; memuriyet iyiymiş yani. Bir tanecik Atam, instagram’da veya twitter’da sana doğrudan mesaj yazan bazı insanları tanıyorum. Mesajlara çok güldüm, ne senden ne senin öğretilerinden hiçbir iz taşımıyorlar ama seni pek çok seviyorlar. Sosyal medyada sana yaranma yarışı vardı, aman aman, kim daha acıklı ve anlamlı mesaj yazmış, kim nasıl kolaj yapmış. Bu adamlardan biri yalancı mesela, bir başkası beni dolandırdı, bir başkası önüne geleni aldatan biri, üç beş kadın var ki tanıdığım dedikoducunun şahı! Sadece nefes almak suretiyle yaşayan, nefes alan hiçbir canlıya bir gıdımcık faydaları dokunmayan insanlar bunlar. Atam, sizi sevmek sosyal medyadan bayrak sallamak, size ait olmayan imzanızı dövme yaptırmak mıdır? Atam, sizi sevmek vergi kaçırmak, memleketin içine etmek, sadece çıkara dayalı ilişkiler kurmak mıdır? Atam, sizi sevmek namussuzlukta, ahlaksızlıkta yarışmak mıdır?

Yakışıklı Atam, nur yüzlü Atam; sizi sevmek ihanet midir, kendi varlığına, varoluşa, inanca, şefkate, vicdana ihanet midir? Atam, ben size sosyal medyadan mesaj yollamadım, eh malum böyle bir mecraya sahibim, dedim ki derdimi uzun uzun anlatayım. Baba Atam, eğer sizi sevmek böyle bir şeyse benimki sevgi değil, beni affedin; bayrak resmi falan paylaşmadım. İyi, ahlaklı, dürüst, vicdanlı biriyim o kadar, boğazımdan haram lokma geçmedi. Bu özelliklerimle zaten size layık olduğumu düşünüyorum. Ama sizi sevmek hiçbir insani vasfa sahip olamadan hava yapmaksa, özür dilerim ama sizi sevmiyorum demektir… Nur içinde yatın Atam, az sayıda olsak da biz varız, bir avuç kaldık ama varız. Varlıklı değiliz ama varız, var olmak dünyanın en büyük özgürlüğü Atam, bunu da sen sağladın. Merak etmeyin, kemikleriniz sızlamasın, kendi dilinden bihaber Türkiye propagandası yapanları görüp de; zira memlekette sizin evlatlarınız sizin toprağınızı ve dilinizi yaşatmaya devam edecek. Son nefeslerine kadar, anlaşılmamak, alkışlanmamak, takdir görmemek pahasına da olsa…